9 Kasım 2010 Salı

BÜYÜKADA YETİMHANESİ ile VATANDAŞLIĞA ALINAN PAPAZLAR


Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü (3 Kasım 2010) Büyükada Rum Yetimhanesi ile ilgili dava Adalar Adliye’sinde görüldü ve beklenen karar verildi. Beklenen karardı çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde, Rum Patrikhanesi’nin açtığı dava neticesinde Türkiye Cumhuriyeti bu mülkün tapusunu vermesi yönünde mahkûm olmuştu. Aslında Türkiye için çok önemli olan bu dava ile ilgili medyamızda çok cılız haberler aralıklı olarak çıktı ama bir kaza haberi kadar dahi önemsenmedi.

Patrikhane ve Türkiye arasında, önem açısından sırasıyla bakıldığında birinci sırada olan Patrikhane’nin Ekümenikliğidir zira bu Türkiye toprakları üzerinde “Ortodoks Halifeliği” kurulması ile eşdeğer bir husustur. İkinci sırada ise Heybeliada Ruhban Okulu meselesi vardır. Bu okul; 1971 yılında çıkan YÖK Yasası’na bağlı olmak istemedikleri için kendilerince kapatılmış, ancak “Türkiye Ruhban Okulu’nu kapattı” şeklinde yanlış bilgileri Dünya’ya yaymışlardır. Öyle ki bu “yalan” bilgiye bizim ülkemizdeki çoğu çevreler de inanmaktadır.

Büyükada Yetimhanesi; Türkiye ile Patrikhane arasında olan sorunlar sıralamasında üçüncü sıradadır ve düz bir mantıkla bakıldığında aslında bir tapu devrinden ibarettir. Avrupa’nın en büyük ahşap yapısı olduğu da iddia edilen ve çok büyük bir restorasyon bedeli gerektiren, Büyükada’nın arkalarında ulaşım açısından da zor bir konumda olan bu yapıyı önemli kılan sadece tapunun kime tescil edileceği hususudur. AİHM’de açılan davada talep edilen; tapunun Patrikhane adına tescil edilmesidir ama Patrikhane’nin tüzel kişiliği yoktur ve tüzel ya da gerçek kişi olmayanların adına tapu tescil edilemez. İşte bu karar ile Patrikhane tüzel kişilik kazanır mı ya da bunun yolu açılır mı? Tüzel kişilik olmayan bir kurum adına tapu tescili yapılabilir mi? İşte Büyükada Yetimhane’sini önemli kılan faktör budur!

Evvela hadiseyi AİHM açısından irdeleyelim. Her fırsatta ülkemizdeki yargı için bağımsızlık ve tarafsızlık talep eden AB ve AİHM kanadı “tarafsız” değildir ve “yanlıdır”. Bunu da çok basit bir şekilde ortaya koyabiliriz. Varsayalım ki Rum Patrikhanesi AİHM nezdinde, Türkiye’nin kendilerine “Ekümenik” statüsü kullandırmadığı yolunda bir dava açsın! Ülkemiz yasalarına göre; Türkiye’de yaşayan Rum asıllı vatandaşlarımızın dini lideri konumunda olan ve de tüzel kişiliği de olmayan Rum Patrikhanesi bu doğrultuda bir dava açarsa -ki açabilir- karşımızda reyini baştan ihdas etmiş ve “yanlı” bir AİHM olacaktır.

Yetimhane davası ile ilgili olarak kararlarında/evraklarında “Affaire Rum Patrikliği (Patriarchat Ecumenique) Turkey, Application No. 14340/05” yazan AİHM, daha baştan “Patriarchat Ecumenique” yazarak Patrikhaneyi karşısında Ekümenik olarak almakta ve kararlarında da bunu göz önüne almaktadır. Bu dava ile ilgili olarak; 8 Eylül 2008 ve 15 Haziran 2010 tarihli kararlardaki yazış şekli de budur!

Vakıflar Genel Müdürlüğü Meclisi de Büyükada Rum Yetimhanesi’nin AİHM kararına uygun olarak devri için bu şekilde karar almıştı. Ancak Meclis kararında; AİHM’nin Türkiye aleyhindeki kararını açıklamasının ardından, devrin Rum Patrikhanesi’ne değil de Büyükada Rum Erkek Yetimhanesi Vakfı’na yapılması için direndi. AİHM ilk kez böyle bir karar vermiştir. Bu suretle; ilk kez bir vakıf yerine, dini bir cemaate tapu devri yapılması için karar alınmıştır. 3 Kasım’daki kararın ardından da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nde Büyükada Yetimhanesi’nin, Rum Patrikhanesi adına tapu tescili yapılması için müracaat hakkı artık kesinleşmiştir. Aslında on beş gün içinde bir itiraz yapılma hakkı bu tür davalarda olmakla birlikte; AİHM kararı nedeniyle bu tür müracaatın Türkiye adına yapılması da bir anlam ifade etmeyecektir. Sonuç olarak; artık Büyükada Yetimhanesi’nin tapusu Rum Patrikhanesi adınadır.

Bu tapu davası neticesinde Rum Patrikhanesi, Ekümeniklik sevdasında önemli bir yol almış mıdır ve Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada,  ile Gökçeada’da çok değerli mülklere sahip 23 vakfın gayrimenkullerinin devrinin önü de açılır mı? Bunlar da sorulması gereken sorulardır.

Tapu Kanunu m. 2'ye göre Hükmi şahısların tapu işlerinde merkez veya şubelerinin bulundukları yerin en büyük mülkiye amirinden nizamnamelerine göre gayrimenkul tasarrufuna izinli olduklarına ve tescil işini yapacak mümessilin salahiyetine dair alınacak belgenin verilmesi mecburidir. Madde; çok açık olarak ancak tüzel kişilerin gayrimenkul edinebileceklerini de ortaya koymaktadır.

Türk Hukuk sistemine göre tüzel kişiliği olmayan bir kurumun mülkiyet hakkı sahibi olması mümkün değildir. Hak sahibi olmak için hukuk süjesi olmak gerekmektedir. Gerçek kişiler ve tüzel kişiler hukuk süjesidir. Bir kuruma tüzel kişilik, hangi hukuk sistemi içinde kurulursa, o hukuk sistemi tarafından verilmektedir. Dolayısıyla Türk Hukuku dışında hiçbir hukuk sistemi Patrikhaneye tüzel kişilik veremez. Onun için Türkiye Cumhuriyeti'nden Rum Patrikhanesi’ne tüzel kişilik vermesi istenmektedir. Zira AİHM’nin dahi Türkiye’nin böyle bir kişiliği Rum Patrikhanesi’ne vermesi hususunda karar vermesi ile tüzel kişiliğin kazanılması mümkün değildir. ABD’nin ve AB’nin bu konuda bilinen dayatmalarıyla da bunun gerçekleşmesi mümkün değildir. Rum Patrikhanesi’ne tüzel kişiliği ancak Türkiye Cumhuriyeti verebilir ve “özel” bir yasa tasarısı hazırlanıp birtakım taşlar yerinden oynamadıkça, başta Anayasa olmak üzere şu anda mevcut hiçbir kanunla bu tür bir hakkın verilmesi sağlanamaz.

AİHM’nin kayıtlarında; “Patriarchat Ecumenique” yazmış olması da aslında bir şeyi değiştirmez. Yukarıda AİHM’de açılacak bir “Ekümenizm” davası için yazılan senaryo ise karşımızdaki kişilerin görüşünü ve oylarını nasıl baştan ihdas ettikleri belirtmek açısından yaratıldı. Yoksa böyle bir  “san” vermeye AİHM’nin de hakkı yoktur. AİHM’de açılacak bir dava için kaybedilmiş bir hak üzerinden gitmek gerekmektedir. Bu bağlamda ise ne Osmanlı Hukuku ne de TC Hukuku bu kuruma tüzel kişilik vermemiştir. Rum Patrikhanesi’ne tüzel kişiliğin verilmesi için Türkiye açısından “iyimser” bakış açısının değişmesi, devreye “politik” güçlerin girmesi ve bu durumda da ortada bir “hukuk katli” çıkacağından, ağır adımlarla yol almaya devam ederek, süreci kendi açılarından uzatmaya gayret edeceklerdir. Tabi ki bu yolda ilerlerken bu güne değin ülkemize yapılan dış baskılar da aynen devam edecektir.

Büyükada Yetimhanesi tapusunun Rum Patrikhanesi’ne devredilmesi bir dizi hukuk kavramının alt üst olmasına sebep olacaktır/olmuştur.

Ancak bu Rum Patrikhanesi’ne tüzel kişilik sağlamaz ama yol açılmasına sebeptir ve bundan böyle açık vermemek adına dikkat edilmesi şarttır!

Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığımız “Vatandaş yapılan Rum Papazları” ile ilgili de şu birkaç noktayı burada vurgulamak gerekmektedir: 

Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılması; Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 11'deki şartların varlığını zorunlu kılmaktadır. Bu şartlardan biri başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz 5 yıl ikamet etmektir.

29 Mayıs 2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan, 5901 sayılı Vatandaşlık Kanunu m.12’ne göre “istisnai” olarak vatandaşlığın kazanılması da mümkündür. Bu imkândan yararlanacak kişilerde 5 yıl ikamet şartı ya da Türkçe konuşma şartı aranmadan Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilirler. Birçok ülke bir kişiyi vatandaş yaparken dil ve ülke tarihi hakkında bir imtihana tabi tutmaktadır.
5901 sayılı Vatandaşlık Kanunu m.12 şöyledir.

a) Türkiye'ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.

b) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.

c) Göçmen olarak  kabul edilen kişiler.

Türk vatandaşlığı verilen 13 papaz Vatandaşlık Kanunu’nun m.12'e göre Türk vatandaşı olmuşsa “a” ya da “b” bendine göre vatandaş olmuş demektir. Bu konuda makalemiz ve çıktığımız iki televizyon programı dışında henüz medyada bir haber henüz çıkmadı. Şu anda bu 13 papazla ilgili olarak Vatandaşlık ve Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde; alınan Bakanlar Kurulu çerçevesinde işlemler sürmektedir. Umarız bu taze vatandaşlar TC hüviyetlerini ellerine aldıklarında medyamızda haber olacaklardır.

Şimdi dikkat edilmesi gereken “Vatandaş Yapılan Rum Papazları” adlı makalemizde ayrıntılı olarak belirttiğimiz gibi; bunun arkası gelecektir, daha birçok papaz vatandaş olmak için sıradadır, geçmişte yaşananları “Tarih Tekerrürden İbarettir” mantığıyla ne olacak vatandaş oluversinler diyerek geçiştirmemek gerekmektedir.


7 Kasım 2010 Pazar

BOJİDAR ÇİPOF (29.10.2010) MELTEM TV'DE BÖLÜM 6



BÖLÜM 6
Bojidar Çipof, 29 Ekim 2010'da Meltem Tv'de Muharrem Bayraktar'ın hazırlayıp sunduğu "DİYALOG" adlı programın konuğu oldu. Fener Rum Patrikhanesi'nin son faaliyetleri, Sümela'da 15 Ağustos'ta yapılan ayin ile Ayasofya'da yapılmak istenen korsan ayin ve TC vatandaşı yapılan Rum papazları ile ilgili bilgiler kamuoyu ile paylaşıldı. Ayrıca Bojidar Çipof'un Ağustos ayında çıkan "PATRİKHANE ile MÜCADELEM "adlı kitabı tanıtıldı.


Programın tümü 6 video parçası olarak internete yüklenmiştir.

BOJİDAR ÇİPOF (29.10.2010) MELTEM TV'DE BÖLÜM 5



BÖLÜM 5
Bojidar Çipof, 29 Ekim 2010'da Meltem Tv'de Muharrem Bayraktar'ın hazırlayıp sunduğu "DİYALOG" adlı programın konuğu oldu. Fener Rum Patrikhanesi'nin son faaliyetleri, Sümela'da 15 Ağustos'ta yapılan ayin ile Ayasofya'da yapılmak istenen korsan ayin ve TC vatandaşı yapılan Rum papazları ile ilgili bilgiler kamuoyu ile paylaşıldı. Ayrıca Bojidar Çipof'un Ağustos ayında çıkan "PATRİKHANE ile MÜCADELEM "adlı kitabı tanıtıldı.




Programın tümü 6 video parçası olarak internete yüklenmiştir.

BOJİDAR ÇİPOF (29.10.2010) MELTEM TV'DE BÖLÜM 4



BÖLÜM 4
Bojidar Çipof, 29 Ekim 2010'da Meltem Tv'de Muharrem Bayraktar'ın hazırlayıp sunduğu "DİYALOG" adlı programın konuğu oldu. Fener Rum Patrikhanesi'nin son faaliyetleri, Sümela'da 15 Ağustos'ta yapılan ayin ile Ayasofya'da yapılmak istenen korsan ayin ve TC vatandaşı yapılan Rum papazları ile ilgili bilgiler kamuoyu ile paylaşıldı. Ayrıca Bojidar Çipof'un Ağustos ayında çıkan "PATRİKHANE ile MÜCADELEM "adlı kitabı tanıtıldı.




Programın tümü 6 video parçası olarak internete yüklenmiştir.

BOJİDAR ÇİPOF (29.10.2010) MELTEM TV'DE BÖLÜM 3



BÖLÜM 3
Bojidar Çipof, 29 Ekim 2010'da Meltem Tv'de Muharrem Bayraktar'ın hazırlayıp sunduğu "DİYALOG" adlı programın konuğu oldu. Fener Rum Patrikhanesi'nin son faaliyetleri, Sümela'da 15 Ağustos'ta yapılan ayin ile Ayasofya'da yapılmak istenen korsan ayin ve TC vatandaşı yapılan Rum papazları ile ilgili bilgiler kamuoyu ile paylaşıldı. Ayrıca Bojidar Çipof'un Ağustos ayında çıkan "PATRİKHANE ile MÜCADELEM "adlı kitabı tanıtıldı.


Programın tümü 6 video parçası olarak internete yüklenmiştir.

BOJİDAR ÇİPOF (29.10.2010) MELTEM TV'DE BÖLÜM 2



BÖLÜM 2
Bojidar Çipof, 29 Ekim 2010'da Meltem Tv'de Muharrem Bayraktar'ın hazırlayıp sunduğu "DİYALOG" adlı programın konuğu oldu. Fener Rum Patrikhanesi'nin son faaliyetleri, Sümela'da 15 Ağustos'ta yapılan ayin ile Ayasofya'da yapılmak istenen korsan ayin ve TC vatandaşı yapılan Rum papazları ile ilgili bilgiler kamuoyu ile paylaşıldı. Ayrıca Bojidar Çipof'un Ağustos ayında çıkan "PATRİKHANE ile MÜCADELEM "adlı kitabı tanıtıldı.

Programın tümü 6 video parçası olarak internete yüklenmiştir.

BOJİDAR ÇİPOF (29.10.2010) MELTEM TV'DE BÖLÜM 1




BÖLÜM 1
Bojidar Çipof, 29 Ekim 2010'da Meltem Tv'de Muharrem Bayraktar'ın hazırlayıp sunduğu "DİYALOG" adlı programın konuğu oldu. Fener Rum Patrikhanesi'nin son faaliyetleri, Sümela'da 15 Ağustos'ta yapılan ayin ile Ayasofya'da yapılmak istenen korsan ayin ve TC vatandaşı yapılan Rum papazları ile ilgili bilgiler kamuoyu ile paylaşıldı. Ayrıca Bojidar Çipof'un Ağustos ayında çıkan "PATRİKHANE ile MÜCADELEM "adlı kitabı tanıtıldı.

Programın tümü 6 video parçası olarak internete yüklenmiştir.

23 Ekim 2010 Cumartesi

TÜRK VATANDAŞI YAPILAN RUM PAPAZLARI


13 Rum papazı geçtiğimiz hafta gizlice Türk vatandaşı yapıldı. Bu yönde Rum Patrikhanesi’nin yoğun çabaları ve uluslararası çevrelerden baskılar zaten yıllardır yapılmaktaydı. Pozitif açıdan yaklaşıldığında belki birkaç papazın vatandaş yapılması ile Heybeliada Ruhban Okulu açılması için yapılan baskıların hafiflemesi olasıdır. Ancak geçmişte de yaşanan bir süreç vardır. Patrik Athenagoras döneminde bu tür isteklerle bir kez vatandaş yapılan papazların ardından arkası kesilmeyen başka vatandaşlık talepleri olmuştu. Aşağıda bu papazların adları ve görev yerleri bulunmaktadır. Listede; Çanakkale  ve isparta gibi Rumluğun esamesi kalmamış yerlere tayin edilmiş metropolit bulunmaktadır. Bir başka çalışmamızda Anadolu toprakları üzerinde bu tür sanal (Örneğin; Sivas Metropoliti) makamlarla ilgili bilgiler paylaşılacaktır. Vatandaş yapılanların listesi aşağıdadır.

1- İtalya Meropoliti Tsambios Zervos (Ruhani adı: Gennadios),

2- Çanakkale (Dardanelion) Metropoliti  Nikitas Lioulias,

3- İsparta (Psidia) Metropoliti Sotirios Trampas,

4- Milet (Militu) Metropoliti Panagitis Voulgaris (Ruhani adı: Apostolos),

5- Buenos Aires ve Güney Amerika Metropoliti Panagiotis Antonopoulos (Ruhani adı: Tarasios),

6- Yeni Zelanda Metropoliti Adamantios Tsoukos (Ruhani adı: Amphilohios),


On İki Adalar Metropoliti bünyesi içinden vatandaş olanlar: 

7- Simi Metropoliti Ioannis Dimitriadis (Ruhani adı: Hrisostomos),

8- Karpathu (Karpat) ve Kasu Metropoliti Georgios Panagiotidis (Ruhani adı: Ambrosios),

9- Kos (İstanköy) Metropoliti Filippos Diakopanagiotis (Ruhani adı: Nathanail),

Girit Başpiskoposluğu bünyesi içinden vatandaş olanlar: 

10- Arkolohori-Kastelli Metropoliti Stavros nanakis (Ruhani adı: Andreas),

11- Kisamu ve Selinis Metropoliti Antonios Andronikakis (Ruhani adı: Amfilohios),

12- Petra ve Herronisu Metropoliti Konstantinos Papadakis (Ruhani adı: Nektarios),

13- İerapitnis ve Sitia Metropoliti Michael Politis (Ruhani adı: Evgenioıs). 

1948 ile 1972 yılları arasında Patrik olan Athenagoras döneminde; başta Rum Cemaati’nin papaz ihtiyacının karşılanması diye başlayan, ancak bıktırıcı bir şekilde T.C. yapılmak istenen papaz listesinin sürekli kabarması ile Türkiye’nin çok zor durumda kaldığı hadiseler yaşanmıştı. Şimdi de vatandaş yapılmak istenenlerin 17 kişi ile sınırlı kalmayacağı, bu yol bu şekilde açılırsa bunun sadece başlangıç olacağı ve daha çok sayıda papazın vatandaşlığa alınması talepleri ile karşı karşıya kalınacağı yönünde endişeler vardır.

Bu çalışmamızın devamında; o dönemde vatandaşlığa alınan ancak daha sonra Türkiye’nin başına bela olan iki Rum papazı ile ilgili gelişmeleri inceleyeceğiz. Tarih tekerrürden ibarettir düşüncesi ile umarız ki bu tür gelişmeler yaşanmaz.

Türk Düşmanı iki Rum Metropolitinin 1964’de Kovulması

Emilyanos dini lakaplı, Zagropulos Hristofulos ve Yakovos dini lakaplı Papayuanu Canavaris 1964 yılında; Türkiye aleyhine zararlı faaliyetleri görüldüğü için vatandaşlıktan çıkarılarak evvela, vatansız ilan edildiler ve vatansız pasa­portu (Haymatloz) verilerek Vatandaşlık Kanunu'nun 11. Maddesine göre sınır dışı edildiler. 

Bu madde şöyledir: “Türk vatandaşlığına kabul edilmiş olan sabık ecnebilerden, Tür­kiye Cumhuriyeti'nin dâhili ve harici emniyetini mugayir harekâta tasaddi edenler. İcra Vekilleri Heyeti kararı ile Türk vatandaşlığından çıkartılabilirler.” 

Metropolit Emilyanos (Zagrapulos Hristofulos )  

1912’de (ya da 1915?) Heybeliada'da doğan Emilyanos Türk vatandaşlığını al­madan büyüdü ve Heybeliada'da bulunan Rum Ruhban Okulu'nda Yu­nan uyruklu öğrenci olarak eğitim gördü. 1936 yılında mezun oldu ve Fener Rum Patrikhanesi'nde pa­paz olarak çalışmaya başladı. Patriğin gözüne giren Emilyanos'u kısa bir süre sonra Patrik vekili yapmak isteyen Athenagoras; 1949 yılında Bakanlar Kurulu'na başvurarak Emilyanos'un T.C vatandaşı olmasını istedi. Bakanlar Kurulu'nun 1951 yılında aldığı bir kararla Emilyanos. Vatandaşlığa alındı. Milliyet Gazetesi'ne aşağıdaki beyanatı veren bir yetkili, Emilya­nos'un zararlı faaliyetlerini şöyle açıklamıştır:

1- Yunanlılık amilini İstanbul Rumları arasına yaymak, Türk kanunlarına aykırı davranışları tahrik ve teşvik etmek.

2- Türkiye aleyhine filmleri okullara, kiliselere dağıtmak.

3- Rum Patrikhanesi'nin mevcut statüsü icabı, münhasıran ruha­ni işlerle uğraşması gerekirken, dünya işleriyle uğraşmak ve Türk düşmanlığım telkin etmek. [1] 

12 Nisan l964 tarihinde; İçişleri bakanı Orhan Öztrak, Patrik Ve­kili Emilyanos'un vatandaşlıktan çıkarılacağını doğruladı. Bakan; Emilyanos'un gerek ülke içinde, gerekse ülke dışındaki tutumunun artık Türk vatandaşı olarak kalmasına imkân vermediğini açık­ladı ve bu konudaki kararnamenin hazır olduğunu belirtti. “Tabii itaat ederim.” 17 Nisan 1964 tarihli Resmi Gazete'de bu iki kişinin vatan­daşlıktan atılmaları ile ilgili bir kararname yayınlandı. Bu arada, İçişleri Bakanlığı da “... Taşıdıkları dini kisveye sadık ve layık bir şekilde kanun­lara uygun hareket eden din adamları, ruhani vazifelerine her zaman olduğu gibi devam edeceklerdir.” diye bir bildiri yayınladı. [2]

 Metropolit Yakovos (Yorgi Papayuanu Canavaris) 

1920 yılında Yunanistan'da doğan Yakovas, 1941 yılında Yuna­nistan Alman işgaline uğradığı zaman Türkiye'ye sığınmış ve eğitimini Heybeliada Rum Ruhban Okulu’nda yapmıştır. Athenagoras; kendisine yakın çevrelerin de tavsiyeleri üzerine bu genç papa­zı kollamaya başladı. Kısa süre sonra başvuran Athe­nagoras, Yakovas'ın da Türk Vatandaşlığına kabulünü istedi ve 1951 yı­lında Yakovas Türk vatandaşlığına alındı. Yakovos; vatandaşlığı kabulünden itibaren geçen 13 sene içinde Türkiye ve Kıbrıs aleyhine çeşitli faaliyetlerde bulunmuştur. Yakovas; sınır dışı edildiği 21 Nisan 1964'te kadar da bu faaliyetlerine devam etti.[3]


Sınır Dışı Edilecek İki Rum Metropoliti İçin Yunanistan'ın Tepkisi 

Metropolit Yakovos'un da Emilyanos gibi ülke dışında siyasi faa­liyetlerde bulunduğu ve Türkiye aleyhine hazırlanan propagandalarda görev aldığı tespit edilmiş bulunduğundan, Emilyanos ile beraber sınır dışı edilmesi kararı alınmıştı. Bu arada bazı Rum okullarında, ruhani­lerin vakitli vakitsiz ziyaretler yaparak filimler oynattıkları ve temel eğitim yerine dini eğitime ağırlık verildiği de ortaya çıkmıştı. Zaten, Athenagoras'ın, o tarihte hasta ve Heybeliada Rum Ruhban Okulu'nda yatmakta olması sebebiyle patrikhanenin tüm idaresi Emilyanos'un eline geçmişti.[4]

 

21 Nisan tarihli gazetelerde; “Bunlara hiç bir ülke vize vermiyor. Her iki papaz vatansız ilan edildi.” diye haberler çıktı.[5] Özellikle de Yunanistan'ın vize vermediği be­lirtildi.[6] Yunanistan'ın vize vermemesinde tabi ki bir kasıt vardı. Yu­nan Dışişleri Bakanı Stavros Kostopulos, bu sınır dışı edilmeler ile il­gili olarak Lozan Anlaşması'nı imza eden ülkelere bir protesto notası gönde­rerek  İstanbul Ortodoks Patrikhanesi statüsü ile ilgili olanları ihlal etmek ile suçladı.[7] Lo­zan Anlaşması hükümleri içinde İstanbul Ortodoks Patrikhanesi ile il­gili hiç bir hüküm yoktur. İstanbul'da, Fener Rum Patrikhanesi vardır, bu yer ile ilgili olarak da Lo­zan'da yapılan görüşmelerde bazı kayıtlar bulunmakta fakat karar ve imza altına alınmış hiç bir maddede Fener Rum Patrikhanesi'nin adı geçmemektedir. Bahsi geçen protestoda; “Her şey, İstanbul'daki Ortodoks Patrikhanesi'nin tamamıyla tasfiyesini amaç edinen bir Türk planı karşısında olduğumuzu gösteriyor. Türkiye'den çıkartılmasına karar verilen iki metro­politten başka, dört metropolit daha aynı akıbetle karşı karşıyadır. Hatta patrik bile aynı muamele ile karşılaşabilir. Çünkü o da bu met­ropolitler gibi Yunan asıllı Türk vatandaşıdır. Yunan Hükümeti, Tür­kiye'den sınır dışı edilecek metropolitlere pasaport vermeyi reddet­miştir, çünkü Yunan Hükümeti hiç bir vakit Türk Hükümetinin keyfi davranışlarını meşrulaştırmak niyetinde değildir.” Denilmiştir.[8]

İngiliz Başkonsolosluğu ile de temas eden bu zararlı ikiliye, İngi­liz Başkonsolosluğu yetkilileri de vize vermeyerek: “İngiliz Başkonsolosluğu. Bu iki metropolite halen vatansız oldukları için vize verme­miştir. Bunun için İngiltere Dışişleri Bakanlığı'na başvurmaları gere­kir.” demişlerdir.[9] Amerika Birleşik Devletleri Başkonsolosluğu'na mensup bir yetkili ise “Emilyanos'un, Başkonsolosluğa geldiğini fakat vize için müracaat etmediğini” bildirdi. Fransa Başkonsolosluğu'na da başvurdukları sanılan bu ikilinin vize meselesini 21 Nisan 1964 gününe kadar halledemedikleri takdirde, ya mülteci kampına alınmala­rı ya da o gece hudut dışı edilmeleri kararlaştırıldı.[10]

Amerika dışında hiç bir ülkenin vize vermediği bu iki metropolit, 21 Nisan 1964 günü, iki aylık Amerika vizesi alarak uçakla New York'a hareket ettiler. Kendilerine, hudut dışı edilirken, özel durumlarda kullanılan “Ecnebilere ait Türk pasaportu” verilmiştir. Bu pasaport, Türkiye hudutlarını terk ettikten sonra geçerliliğini yitir­mektedir.[11] 

Emilyanos, bir süre sonra Belçika'ya metropolit oldu. Daha sonra da Kos Metropoliti oldu. Yakovos, Amerika'dan sonra Avrupa'ya geldi. 3 Aralık 1971 tarihinde Almanya'da öldü.[12] 

Batı Trakya’daki Müftülere ve Türklere yapılan baskıları göz önüne alarak, Batı Trakya Türkleri ve Müftülükler ile Rum Cemaati ve Rum Patrikhanesi’nin edinimlerinin “mütekabiliyet” esaslarına ne kadar uyduğu/uymadığına da dikkat ederek şu sözleri söylemek durumundayız: Umarız tarih tekerrür etmez ve vatandaş yapılmış Rum Papazların derdi ile uğraşmak zorunda kalınmaz…

-------------------------- 

[1]   14 Nisan 1964 Milliyet

[2]   18 Nisan 1964 Milliyet

[3]   l Ağustos 1976 Hürriyet

[4]  13 Nisan 1964 Milliyet

[5]   21 Nisan 1964 Milliyet

[6]   21 Nisan 1964 Cumhuriyet

[7]  21 Nisan 1964 Milliyet - 21Nisan Cumhuriyet

[8]  21 Nisan 1964 Milliyet

[9]  21 Nisan 1964 Milliyet

[10]  21 Nisan 1964 Milliyet

[11]  22 Nisan 1964 Milliyet

[12]  Bu bölümde bahsi geçen Yakovos'u; uzun yıllar Kuzey ve Güney Amerika Başpiskoposu iken 29 Temmuz 1996'da istifa eden, meşhur Türk düşmanı Yakovos ile karıştırmamak lazımdır.

21 Ekim 2010 Perşembe

BOJİDAR ÇİPOF 20 EKİM 2010 BENGÜTÜRK TV (GÜN ORTASI) BÖL. 2


BOLÜM 2: Bojidar Çipof; 20 Ekim 2010'da Bengütürk TV'de (Gün Ortası Programı) Türk vatandaşı yapılan 13 yabancı uyruklu ve Yunan asıllı papaz ile Rum Patrikhanesi'nin faaliyetleri ile ilgili görüşlerini açıklıyor.

BOJİDAR ÇİPOF 20 EKİM 2010 BENGÜTÜRK TV (GÜN ORTASI) BÖL. 1



BOLÜM 1: Bojidar Çipof; 20 Ekim 2010'da Bengütürk TV'de (Gün Ortası Programı) Türk vatandaşı yapılan 13 yabancı uyruklu ve Yunan asıllı papaz ile Rum Patrikhanesi'nin faaliyetleri ile ilgili görüşlerini açıklıyor.