17 Mayıs 2018 Perşembe

ABD, ARCHONLAR ve DİNİ ÖZGÜRLÜKLER RAPORUNDA TÜRKİYE






 ABD’de “Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu” (USCIRF) adlı bir kuruluş var. Bu komisyon her sene Dünya’da din özgürlüğü ile ilgili bir rapor hazırlıyor ve ABD Hükümeti’ne sunuyor. Aslında bu raporun uluslararası diplomaside hiçbir bağlayıcılığı yok çünkü rapor sadece tavsiye niteliğinde, ancak  ABD tarafından “Algı Yönetimi” olarak kullanılan önemli bir argüman!

 

USCIRF’nin 2018 raporunda; 28 ülkede 2017 yılı içindeki din özgürlüğü ihlallerini kendilerince belgelemişler. Ve bu ülkeler arasında Türkiye de var!

 

Amerikan Kongresi tarafından kurulmuş olan bu komisyonun kendi ağızlarından tanıtımı şöyle: “Dışişleri Bakanlığı'ndan ayrı ve bağımsızdırTüm Dünya’da din özgürlüğünü gözlemleyen ve Devlet Başkanına, Dışişleri Bakanına ve Kongre'ye siyasi önerilerde bulunan bağımsız, çift partili bir ABD hükümeti danışma konseyidir. USCIRF, yurtdışındaki dini özgürlük ihlallerini, bu ihlallerin gerçeklerini ve koşullarını gözden geçirmekte ve Başkan, Dışişleri Bakanı ve Kongre'ye politika tavsiyeleri vermektedir. USCIRF Komiserleri, her iki siyasi partinin Başkanı ve Kongre liderleri tarafından atanırlar.

 

ABD Kongresi tarafından kurulmuş ve ABD maliyesi tarafından finanse edilen bir komisyonun ne kadar “bağımsız” olduğu şüphesiz tartışılır.  Bu komisyonun her sene yayınladığı raporlarda, bazı ülkelerdeki din özgürlüğü ihlalleri gözler önüne serilse de raporda yer alan bazı ülkeler, ABD çıkarları açısından özellikle yerden yere vurulmaktadır.

 

Açıkçası USCIRF’nin bağımsızlığı iddia edilse de bu masum görüntü kisvesi altında ABD politikalarını “Algı Yönetimi” olarak Dünya’ya empoze eden bir kurumdur.

2018 raporunun önemli bir kısmında özellikle endişe duyulan ülkeler (Countries of Particular Concern) veya IRFA (International Religious Freedom Act) olarak tanımlanan ülkelere yönelik tavsiyeler yer alıyor.

 

Raporda geçtiğimiz 2017 yılında dini özgürlüğü sistematik ve aleni olarak uygulayan veya bunlara yapanlara ses çıkarmayan hükümetler olarak şunlar gösterilmiş: Burma, Çin, Eritre, İran, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Sudan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan -ve diğer altı ülke- Orta Afrika Cumhuriyeti, Nijerya, Pakistan, Rusya, Suriye ve Vietnam.

 

Raporda dini ihlallere sistematik olarak devam eden ve bu husustaki test unsurlarının bir ya da ikisini karşılayan ülkeler için ikinci bir kategoride ise şu ülkeler yer alıyor: Afganistan, Azerbaycan, Bahreyn, Küba, Mısır, Hindistan, Endonezya, Irak, Kazakistan, Laos, Malezya ve Türkiye…

 

Raporda ayrıca dini ihlallere sistematik olarak devam eden devlet dışı aktörler de şu üç grupta yer alıyor: Irak ve Suriye'deki DAEŞ, Afganistan'daki Taliban ve Somali'deki El-Şabab.

 

http://www.uscirf.gov/sites/default/files/USCIRFAnnualReport2018_wlinks.pdf

 

ABD’ye göre “bağımsız” olan USCIRF Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu’nun 25 Nisan’228 sayfalık 2018 Raporu’nu yukarıdaki linkten indirilebilir.

 

Raporda Türkiye açısından tuhaf olan bir durum var! Türkiye’ye 7 sayfa ayrılmış ama bu 7 sayfada ağırlıklı olarak “Rum Patrikhanesi” ve vakıfları yer almakta…

 

ABD’nin Rum Patrikhanesi’ne olan desteğini biliyoruz. Patrikhane’ye “Ekümenik” sanının verilmesi, Patrikhane’ye “tüzel kişilik” verilmesi ve “Heybeliada Ruhban Okulu”nun açılması; bunlar ABD’nin yıllardır Türkiye’den istediği taleplerdir…

 

ABD’de Helenizm emellerine ulaşmak için 1966 yılında kurulan “Order of Saint Andrew The Apostle Archon of The Ecumenical Patriarchate” adlı ABD’de inanılmaz siyasi ve ekonomik güce sahip bir dernek var.

Sözde bağımsız bir ABD kuruluşu olan USCIRF ile sözde değil özde Helenizm neferi Archonlar el ele açıkça aleyhimize faaliyetteler.

USCIRF’nin 25 Nisan’da yayınladığı rapordan hemen sonra 5 Mayıs’ta; Archonlar da her yıl yaptıkları gibi Türkiye’yi hedef alan kararların alındığı “Din Özgürlüğü Zirvesi” yaptılar. 

 

Archonların Başkanı Dr. Anthony J. Limberakis 11 Mayıs’ta, USCIRF raporunu mesnet alarak Türkiye aleyhine (Özeti aşağıda bulunan) bir açık mektup yayınladı.

“ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF), Bir Kez Daha Türkiye'yi, Dünya’nın Her Yerindeki Dini Özgürlük İhlalcileri Arasında Tanımlamaktadır.

ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF) dünyadaki din özgürlüğünün ihlallerini belgeleyen 2018 Yıllık Raporunu yayınladı ve Türkiye'yi 2. Seviye ihlal edenler arasında yani, dini özgürlük ihlallerine sistematik, devam eden ülkelere dâhil etti.

USCIRF'in Türkiye hakkındaki 2018 Yıllık Raporuna göre; 2017'de Türkiye'de din özgürlüğü durumu daha da kötüye gitti. Rum metropolitlerine çifte vatandaşlık verilmesindeki gecikmeler gibi hususlar da raporda yer aldı.

Bazı olumlu işaretler de var! Son yıllarda hükümet bazı azınlık mülklerini dini azınlık topluluklarına iade etme yönünde adımlar attı. Hükümet iki tarihi dini azınlık mülkünü, Rum Ortodoks Sümela Manastırı'nı ve Bulgar Ortodoks Kilisesi'ni restorasyon çabalarını destekledi.

Ancak, Ekim 2016'dan bu yana Protestan Papaz Andrew Brunson'un haksız bir şekilde gözaltında olmasının ülkede yaşayan diğer Hıristiyanlar üzerinde ürpertici bir etkisi oldu.

Erdoğan Hükümeti, Ekümenik Patrikhane’ye haksız baskı yapmaya da devam ediyor: Türk Hükümeti, Sen Sinod’a yalnızca Türk vatandaşı olanların seçilebileceğini dikte etmeye de devam ediyor. 2010'dan bu yana, sadece 30 yabancı metropolit Türk vatandaşlığına alındı

1971'den bu yana Heybeliada Rum Ortodoks İlahiyat Okulu kapatılmıştır. Oysaki o zamandan bu yana binlerce imam-hatip okulu açılmıştır.

Bu arada, tüm dini gruplar gibi Patrikhanenin hukuki statüsünün olmaması, tüzel kişiliğinin tescil edilmesi yasaklanmaktadır. Bunun yerine, Patriğin kendi kişisel adıyla mülk kaydettirmesi gerekiyor.

Ekümenik Patrikhanenin Archonları; ABD'li milletvekillerine Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına izin vermek için Türkiye'ye baskı yapmalarını ve Konstantinopolis Ekümenik Patrikhanesi'ni desteklemelerini ve şu dört ana konuyu ele almaları için çağrıda bulunuyor.

1-Türk hükümeti Ekümenik Patriğin seçimini onaylamakta ve Patriğin bir Türk vatandaşı olması gerektiğinde ısrar etmemelidir.

2-Ekümenik Patrik Bartholomeos'un Ortodoksların Dünya çapında ruhani lideri olarak tanınması ve sadece yerel bir rahip olarak muamele görmemesi.

3-Ekümenik Patrikhaneye tüzel kişilik! Patrikhane Türkiye'de herhangi bir resmi işlemi kendi adı ile yapmasının engellenmemesi ve Patrikhanenin mülk almasını ve diğer idari işlere sahip olması için aracı kullanmasına gerek kalmaması.

4-Mülkiyetin Müsaderesinin önlenmesi: Tüzel bir kimlik olmadığı için Türk Hükümeti Patrikhane'nin yüzlerce yıldır sahip olduğu mülklere el koydu.

USCIRF yıllık raporunda listelenen din özgürlüğünün ihlalcileri arasında ABD'nin NATO müttefiki Türkiye de başlardadır. Buna göre, ABD Hükümeti’ni; Türkiye'nin dini azınlıkların haklarının iyileştirilmesi ve özellikle de Ekümenik Patrikhane’ye karşı devam eden ayrımcılığa ve tacize son verilmesi ile Türkiye'nin NATO'daki durumunu irdelemeye çağırıyoruz.”

Tekrar gibi olmakla birlikte, anlıyoruz ki ABD tarafından “bağımsız” lanse edilen “USCIRF” bağımsız değildir.

 

USCIRF Archonlarla birlikte omuz omuz Helenizm için çalışıyor ve anlıyoruz ki hem USCIRF hem de Archonlar aslında ABD’nin Türkiye aleyhindeki düşüncelerini dile getiren uzantılar…

 

--------------------------

https://21yyte.org/tr/merkezler/islevsel-arastirma-merkezleri/teostrateji-arastirmalari-merkezi/abd-archonlar-ve-dini-ozgurlukler-raporunda-turkiye


http://soyledik.com/tr/makale/7373/abd-archonlar-ve-dini-ozgurlukler-raporunda-turkiye--bojidar-cipof.html


13 Mayıs 2018 Pazar

ABD, PATRİKHANE ve HELENİZM TRAFİĞİ II

Önceki iki makalemizin ilk paragraflarında; Türkiye’de ABD’nin “Müttefik mi, Düşman mı” olduğunun artık sorgulandığını ve Afrin’deki harekât ile ilgili en büyük hasmımızın ise “sözde” müttefikimiz, “sözde” bizim gibi bir NATO üyesi olan ABD olduğunu vurgulamıştık. Bir yandan da Ege ve Kıbrıs’ta Bizans oyunlarının hızlandığından yola çıkarak, her zaman pusuda bekleyen “Helenizm”in bu puslu havada bir şeyler kapma planları yaptığına da işaret etmiştik.

Helenizm” trafiği artarak devam ediyor! Rum Patrikhanesi, Yunanistan ve ABD üçgeninde son birkaç haftada endişe verici bir trafik var! 6 Şubat’ta Heybeliada Ruhban Okulu’nda okulun yeniden açılması için Türkiye’de bulunan misyon temsilcileri, Büyükelçi ve Başkonsolosların katılımıyla “Halki İlahiyat Okulu'nun yeniden açılması için Ekümenik Patriğin yeni çağrısı” adı verilen bir toplantı yapılmıştı.

Yeni bir toplantı 6 Şubat’ta yapılan bu toplantının önüne geçti! Patrik Bartholomeos, 1 Mayıs’ta beraberinde çok sayıda din adamı ile birlikte Heybeliada Ruhban Okulu’nda “İngiltere Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott” ve “AHEPA” Amerikan Helenik Eğitim İlerleme Derneği'nin üst düzey üyelerini ağırladı. (American Hellenic Educational Progressive Association)

Önceki makalelerimizde son zamanlarda tırmanan Pontusçuluğa, Dünya’nın birçok yerinde sözde Pontus soykırımı toplantıları yapılmakta olduğuna ve 9 Şubat 2018’de İstanbul’daki “Zoğrafyon Rum Lisesi”nde sekizinci kez yapılan bir festivale ve bu festivale katılanların nedense sadece Pontusçular olduğuna da dikkat çekmiştik. 

Yeni bir toplantı 6 Şubat’ta yapılan bu toplantının önüne geçti! Patrik Bartholomeos, 1 Mayıs’ta beraberinde çok sayıda din adamı ile birlikte Heybeliada Ruhban Okulu’nda “İngiltere Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott” ve “AHEPA” Amerikan Helenik Eğitim İlerleme Derneği'nin üst düzey üyelerini ağırladı. (American Hellenic Educational Progressive Association)

Kaynak linklerde [1] okuyabileceğiniz makalemizde ayrıca son zamanlarda tırmanan Pontusçuluğa, Dünya’nın birçok yerinde sözde Pontus soykırımı toplantıları yapılmakta olduğuna ve 9 Şubat 2018’de İstanbul’daki “Zoğrafyon Rum Lisesi”nde sekizinci kez yapılan bir festivale ve bu festivale katılanların nedense sadece Pontusçular olduğuna dikkat çekmiştik.

Bahsi geçen festival katılımcıları arasında bulunan AHEPA “Amerikan Helenik Eğitim İlerleme Derneği”nin kısa bir süre sonra İngiltere Büyükelçisi ile birlikte Türkiye’de tekrar boy göstermesi enteresandır ve dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur.

AHEPA Başkanı “Carl R. Hollister” 1 Mayıs’ta Rum Patriği Bartholomeos’a hitaben yaptığı konuşmasında, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasının en büyük hakları olduğunu söyledi ve bu hususta her türlü yardımı yapmaya hazır olduklarını da belirtti. Konuşmasında şu detay fevkalade önemlidir: Carl R. Hollister sorumlu olduğu kurumun (AHEPA’nın) Ruhban Okulu'nu yeniden açma hakkını koruduğunu söylemiştir.

(Carl (Icaros) R. Hollister: ABD’li işadamı AHEPA’nın 2017 Temmuz’da yapılan, 95. Konvansiyonunda genel başkanlığa seçilmiştir)

AHEPA’nın Kanada kolunun Yüksek Komiseri ve Başkanı “Christos Argirious” ise toplanan maddi bir yardımı Heybeliada Ruhban Okulu'na verdi. (Miktar hakkında bilgi alınamamıştır.)


Patrik Bartholomeos, İngiltere Büyükelçisi, AHEPA Başkanı ve AHEPA’nın Kanada Başkanı Ruhban Okulu’nda neden toplandılar?” Diye düşünürken birden bire bugüne kadar “Helenizm Destekçiliği” için adı pek öne çıkmayan Kanada’dan enteresan bir haber aldık!

1 Mayıs’ta yapılan bu enteresan toplantıdan sadece 2 gün sonra, 3 Mayıs’ta; Quebec eyaletinde yer alan ve 450 bin civarında nüfusu olan “Kanada Laval Kenti Meclisi” Sözde Pontus Katliamını Tanıdı!

Laval Şehri Meclisi 1914-1922 yılları arasında meydana gelen Pontus katliamını; soykırımın tanınması ve soykırımda ölenlerin onurlandırılması söylemi ile mecliste oybirliğiyle kabul etti ve “Bir milyondan fazla Yunanlı ve diğer azınlıklar Osmanlı ve Türk milliyetçi güçleri tarafından Küçük Asya'da öldürüldüler ya da kovuldular.” iddiasında bulunuldu. Alınan kararın belgesi Montreal Başkonsolosu Deniz Barkan Umruk’a da gönderilmiştir.

Yunanistan Kanada Büyükelçisi “Dimitris Azemopoulos”, milletvekillerine ve meclis üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür etti ve sosyal medya hesabında şunları paylaştı: “Oybirliği! Evet, Kanada'nın en büyüklerinden biri olan Laval Belediyesi Meclisi oybirliği ile Pontus Soykırımını tanıdı! Hakikat ve adalet her zaman sonunda zaferle kazanır. Dürüst olmak gerekirse, bu alınan karara katkıda bulunan herkese derin bir şekilde minnettarım.

Kanada'daki Helenik Kongresi ise Laval Kenti’nin bu kararı için şu ifadeleri kullandı:

 “Quebec'teki Hellenik topluluğu için tarihi bir karardır. Burada, Quebec ve Kanada'da, Yunan atalarımıza ve insanlığımıza karşı yapılan bu acımasız ve iğrenç suçları gelecek nesillere hatırlatmak hepimiz için bir görevdir.





Megali İdea”nın en büyük destekçileri Rum Patrikhanesi’nin himayesinde, Amerika’da yapılanmış ve bir devlet yapısı gibi organize edilmiş ABD’deki Archonlar topluluğudur.

Fener Rum Patriği’nin başkanlığında sivil ve ruhanilerden oluşan adeta bir “Hükümet” modeli şeklinde çalışan bu kişilere kısaca “Archon” deniyor. Archonluk, tüm imkânlarını “Megali İdea” emelleri için ortaya koyabilecek kişilerden oluşan “Paramasonik” bir yapılanmadır. Eski Rum Patriklerinden 1.Athenagoras’ın oluşturduğu bu yapılanma; 1966 yılında “Order of Saint Andrew The Apostle Archon of The Ecumenical Patriarchate” adıyla bir derneğin Amerika’da kurulması ile devam etti. Archonlar, şu anda ABD’de inanılmaz siyasi ve ekonomik güce sahiptirler ve ana amaçları şunlardır:

1- Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri nezdinde, Heybeliada Ruhban Okulu konusunda lobi çalışmaları yapmak.

2- Patrikhane’nin mülk edinme konusu ve Rum vakıflarının mal varlıklarının iadesini sağlamak.

3- Türk Hükümeti’nin Patrik seçimine ve Sen Sinod’un oluşumuna müdahale etmemesini temin etmek.

4- Rum Patrikhanesi’nin "Ekümenizm"liğinin Türkiye tarafında tanınmasını sağlamak.

Archonlar son zamanlarda gerek resmi web sayfalarında ve gerekse çeşitli sosyal medya hesaplarından Türkiye’ye saldırmaktadırlar. Örnek olarak; 4 Mayıs’ta yapılan bir paylaşımda, Rum Patriği ve Sen Sinod üyelerinin bir fotoğrafı şu ifadelerle paylaşıldı: “Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana, Türkiye'deki hükümet yetkilileri; Ekümenik Patriğin seçilmesinin içsel Kilise sürecine müdahale etmektedir. Bu keyfiyete göre; Türk hükümeti herhangi bir patrik adayını keyfi olarak veto edebilmektedir.

Halen ülkemizde tutuklu, ABD’li “Papaz Brunson” için ise şu paylaşım yapıldı: Bir yıldan fazla bir süredir bir Türk hapishanesinde bulunan masum ABD vatandaşı olan papaz Andrew Brunson'un, inancından dolayı serbest bırakılması için dua ediniz. Yargılanmasının 2. günü yarın 7 Mayıs’tadır. Zaman; şimdi Hıristiyan kardeşimize karşı durmak ve serbest bırakılmasını talep etmek zamanıdır.

Yeni Vakıflar Kanunu’nun, 41. Maddesi gereğince 28 Aralık 2008’de yapılan “Vakıflar Meclisi’ne “Azınlık Vakıfları Temsilcisi” olarak “Pandeli Laki Vingas” seçilmişti. Laki Vingas Rum vakıflarında ve derneklerinde halen çeşitli görevlerde bulunan Rum Cemaati’nin önemli bir mensubudur. Laki Vingas; 25 Mart 2011’de “Boyacıköy Rum Kilisesi”nde yapılan bir törenle “Archon” ünvanı almıştı.

ABD’de Archonlar tarafından her yıl özellikle Türkiye’yi hedef alan kararların alındığı “Din Özgürlüğü Zirvesi” yapılmaktadır. Bu seneki zirve 5 Mayıs’ta yapıldı. Archonlar bu zirvede “Papaz Brunson”un serbest bırakılması için kamuoyu yaratılmasına “Türkiye'de, demokratik ülkelerdeki devredilemez insan haklarına ilişkin olarak çok az ilerleme kaydedildiğini üzüntüyle not ediyoruz. Bunların arasında, Türkiye Hükümeti’nin Ekim 2016'dan bu yana Amerikalı Papaz Andrew Brunson’u esir tutmaya devam etmektedir ve din özgürlüğü kavramı da göz ardı edilmektedir. Türkiye Hükümeti’ne Papaz Brunson'u derhal serbest bırakmaya ve din özgürlüğüne karşı bağlılığını yeniden teyit etmeye çağırıyoruz.” Şeklinde ifadelerin de yer aldığı için bir karar aldılar ve 10 Mayıs’ta resmi web sitelerinde yayınladılar.






ABD Rum Başpiskoposluğunda, ABD Başpiskoposu Demetrios’un ev sahipliğinde yapılan bu zirvenin Patrikhane için dinsel özgürlük arayışındaki ilerlemeleri değerlendirmek için yapıldığı da belirtilmiştir. Çok sayıda Archonun katıldığı toplantıya Fransa Metropoliti “Emmanuel” ve “Laki Vingas” da katıldı.

-----------------------



24 Mart 2018 Cumartesi

ABD'DE EKÜMENİKLİK KARAR TASARILARI

 Son birkaç aydır Türkiye’de ABD’nin “Müttefik mi, Düşman mı?” olduğu sorgulanıyor. ABD bir yandan Cumhurbaşkanlığı korumaları için tabanca satışına dahi onay vermezken, öte yandan terör uzantılarına binlerce tır malzemeyi hediye ediyor ki uzmanlar bu hediyelerin yaklaşık maliyetinin milyar dolar düzeyinde olduğunu söylüyor.

ABD’de en etkili lobi şüphesiz Yunan Lobisi’dir. Bu söylemi İsrail Lobisi’nin etkisinden yola çıkarak kabul etmeyecekler olacaktır. Tabi ki İsrail’in ABD nezdindeki gücünü yadsımak mümkün değildir. Ancak 2006’da başlayan ve günümüzde de katlanarak devam eden Türkiye karşıtı, Yunan/Rum kaynaklı eylemler öyle bir hal aldı ki gelinen noktada; endişelenmemek artık mümkün değil! ABD’de Yunan/Rum kökenli çok etkili bir topluluk olan ve en üst mertebede lobicilik yapan “Archonlar”ın gücünü, günümüzde sadece bir lobicilik olarak görmemek gerekir…

Geçmişteki Rum Patriklerinden 1.Athenagoras’ın 1966 yılında ABD’de, “Order of Saint Andrew The Apostle Archon of The Ecumenical Patriarchate” adıyla bir dernek kurarak başlattığı, kısaca “Archonluk” diye tanımlanan bu topluluk, ABD’de siyasi açıdan ve ekonomik açıdan çok güçlüdür.

Patrik 1.Athenagoras (Aristocles Spyrou); Türkiye ile SSCB’nin sıkıntılı bir döneminde, bir anlamda SSCB’ye gözdağı vermek için ABD’den “ithal” bir patriktir. Uçaktan indiği anda kendisine Türk pasaportu verilmiş ama 1948 ile 1972 yılları arasında yaptığı patriklik süresince Türkiye aleyhine çok zararlı faaliyetlerde bulunmuştur. Kendi tanıtım sayfalarında ve bu makalenin ekinde liste olarak verilen ABD eyaletlerinin senatolarında alınan kararlarda da görüldüğü gibi ana misyonları; Rum Patrikhanesi’nin "Ekümenik"liğinin Türkiye tarafından tanınmasını sağlamak ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması konusunda lobi çalışmaları yapmaktır.

Patrik 1.Athenagoras’ın Türkiye’ye yaptığı en büyük kötülük; İngiltere Başpiskoposu “Makarios”u, “Kıbrıs Başpiskoposu” tayin etmesidir.  Böylece Kıbrıs’ta çok kanlı ve vahşet dolu bir süreç başladı ve Makarios bu süreçte “Kanlı Papaz” olarak anıldı.

Bu makalenin konusu; Archonların 2006 yılında ABD’de başlattıkları “Ekümenik Patrikhane’ye Din Özgürlüğü Projesi” kapsamında, her eyalette Rum Patrikhanesi için bir din özgürlüğü inisiyatifi merkezi oluşturma çalışmalarının geldiği endişe verici noktadır. ABD’nin 50 eyaletinin 45’inde patrikhane adına sunulan karar tasarıları, eyaletlerin hem senatolarında, hem de temsilciler meclislerinde onaylanmıştır. En son Mart 2018’de Indiana Eyaleti senatosunda ve temsilciler meclisinde karar geçirilmiştir. ABD ile içinde bulunduğumuz karmaşık ilişkiler yumağında bu konuya çok dikkat edilmesi gerektiği kanısındayız!

Kabul edilen tasarılarda ortak nokta şudur: Eyaletlerin kabul ettiği tasarılardaki her paragrafının başında “whereas(oysa) şeklinde ve Türkiye aleyhine ağır söylemler içeren başlıklar bulunmaktadır. Tasarı ve onaylanan kararların metinleri ufak değişiklikler dışında neredeyse aynı, bu da aynı kaynaktan servis edildiklerini ortaya koymaktadır.

ABD’nin 50 eyaletinin 45’inde, aşağı yukarı aynı söylemler içeren tasarıların kabul edilmiş olması ise yazımızın başındaki; “ABD’de en etkili lobi şüphesiz Yunan Lobisi’dir” söylemimizi doğrular niteliktedir.

Makalemizin altında eyaletler bazında, bu tasarıları senatolara sunan senatörlerin adları, sunuş ve senatolarda ve temsilciler meclislerinde ayrı ayrı kabul tarihleri alfabetik olarak bulunmaktadır. Tasarıları veren senatörlerin ve bazı eyaletlerde tasarıyı sunan raportörlerin Yunan/Rum asıllı oldukları ise adlarından anlaşılıyor.

Indiana Temsilciler Meclisi üyesi Robert Morris'in desteği ve Archonların sıkı çalışmaları neticesinde, Patrikhane’nin desteklenmesi için verilen karar tasarı oybirliğiyle onaylanmıştır ve Indiana Valisi de onaylandıktan sonra alınacak kararları desteklemeyi taahhüt etmiştir.

Aslında Indiana Senato’sunda kabul tarihi:  22 Mart 2017 olmasına karşın, belgesi yayınlanmamıştı. Geçtiğimiz hafta içinde ve güncellendiği de belirtilerek yayınlanmış oldu.

Belgede Türk Hükümeti’ne Rum Ortodoks Kilisesi'nin on yıllardır devam eden dinsel özgürlüklerinin kısıtlanmasına son verilmesi, 1971 yılında Türkiye'deki Ortodoks Hıristiyanlara hizmet veren tek öğretim kurumu olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun acilen açılmasına izin verilmesi çağrısında bulunuldu.

Archonların web sitesinde, Indiana Eyaleti’nin bu kararından sonra çıkan bir haberde ise Rum Patrikhanesi için şu söylem yer almaktadır.

Konstantinopolis'in Ekümenik Patrikhanesi, dünya çapında 300 milyondan fazla Ortodoks Hıristiyan’ın ruhani merkezi olup, Ortodoksluğu Hıristiyanlıktaki ikinci en büyük mezhep haline getirmektedir. Bu tarihi dini kuruma yapılan baskılara son vermek için dikkat çektiğimiz beş önemli konu şunlardır:

Ekümenik Patriğin seçimine Türkiye Hükümeti Karşıttır. Türkiye Hükümeti Ekümenik Patriğin seçimini onaylama makamı olmakta ve Patriğin mutlaka bir Türk vatandaşı olması gerektiğinde ısrar etmektedir.

Türkiye Hükümeti; Ekümenik Patrik Bartholomeos'un Ortodoksların dünya çapındaki ruhani lideri olarak tanınmamakta ve onu sadece yerel bir rahip olarak muamele etmektedir.

Geçmişte birçok Patriğin de eğitim aldığı Heybeliada Ruhban Okulu Türkiye Hükümeti tarafından, 1971'den beri kapatılmıştır. Okul acilen açılmalıdır.

Ekümenik Patrikhane’nin Türkiye'de herhangi bir resmi işlemi kendi adıyla yapmasını engellemek ve Patrikhane’nin gayrimenkul alması ile diğer idari işlere sahip olmasını önlemek için tüzel kişilik verilmemektedir.

Türk hükümeti; tüzel bir kimliği olmayan Ekümenik Patrikhane’nin yüzlerce yıldır sahip olduğu çok sayıda mülklere bu suretle el koymuştur.”

Bu tasarılarda imzaları bulunan senatörlerin çokluğu; dikkat edilmesi gereken bir husustur. Son üç dönemdeki ABD senatörlerin büyük çoğunluğu, bahsi geçen Rum Patrikhanesi yanlısı kararlarda imzaları ile yer almaktadır. ABD senatörlerinin ülkemizi ne kadar sevdikleri imzalarının ve desteklerinin çokluğundan da anlaşılıyor!

---------------------

ALABAMA - NEWMEXICO EYALETLERİNİN SENATO BELGELERİ

https://drive.google.com/open?id=1zRG98VTpyXwLspK-BLQNbQUnz_UEy9q3

NEWYORK – WYOMING EYALETLERİNİN SENATO BELGELERİ

https://drive.google.com/open?id=1m4-w7szcvYli1odT_SbIckJLNQ7iNwmI

2006 YILINDA ABD’DE BAŞLATILAN “EKÜMENİK PATRİKHANE’YE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ PROJESİ”NE EYALETLERİN KATILIM TARİHLERİ ve ÖNEREN SENATÖRLER


Alabama
Senato ve Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 29 Mayıs 2007
Öneren Senatör: Jabo Waggoner

Alaska
Sunuş Tarihi: 18 Şubat 2010
Senato’da kabul tarihi: 5 Nisan 2010
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 11 Nisan 2010 
Öneren Senatör: Kevin Meyer

Arizona
Sunuş tarihi: 17 Ocak 2008
Senato’da kabul tarihi: 22 Mayıs 2008
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 18 Mart 2008
Öneren Senatör: Mark Anderson

Arkansas
Sunuş tarihi: 22 Ocak 2009
Senato’da kabul tarihi: 18 Şubat 2009
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 12 Mart 2009 
Öneren Senatör: David Johnson

California
Sunuş tarihi: 10 Eylül 2007
Senato’da kabul tarihi: 28 Şubat 2008
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 30 Eylül 2008
Öneren Senatör: Elaine Kontominas Alquist

Colorado
Senato ve Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 7 Nisan 2011
Öneren Senatörler: Joyce Foster ve Nancy Spence

Connecticut
Sunuş tarihi: 30 Nisan 2010
Raportörler: Themis Klarides ve John C. Geragosian

Delaware
Sunuş tarihi: 10 Mart 2009
Kabul tarihi: 19 Mart 2009 
Raportör: Nick Manolakos
(PDF dosyamızda belgesi yok)

Florida
Sunuş tarihi: 2 Mart 2010
Kabul tarihi: 23 Nisan 2010
Öneren Senatör: Mike Fasano

Georgia
Temsilciler Meclisi’ne sunuş tarihi:  Nisan 2007
Raportör: Mike Cheokas
Senato’ya sunuş tarihi:  27 Şubat 2008
Senato’da kabul tarihi: 6 Mart 2008
Öneren Senatör: David Adelman

Hawaii
Senato’ya sunuş tarihi:  4 Mart 2011
Öneren Senatör: Carol Fukunaga
(Henüz kabul edilmedi)

Idaho
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 14 Nisan 2015
Raportörler: Matthew Erpelding ve Melissa Wintrow

Illinois
Kabul tarihi:  31 Mayıs 2013
Öneren Senatörler: Antonio Munoz, Bill Brady ve Darin LaHood

Indiana
Senato’da kabul tarihi:  22 Mart 2017
(Mart 2018 başında yenilendi. Son şekli PDF dosyasındadır)
Iowa
Senato’ya sunuş tarihi:  12 Mart 2009
Senato’da kabul tarihi:  23 Mart 2009 
Raportörler: Wayne Ford ve Pat Murph
(PDF dosyamızda belgesi yok)

Kansas
Senato’ya sunuş tarihi:  6 Ocak 2011
Senato’da kabul tarihi:  3 Şubat 2011 
Öneren Senatör: Tim Owens

Kentucky
Senato’da kabul tarihi:  26 Mart 2008
Raportör: Mary Lou Marzian

Louisiana
Senato’da kabul tarihi:  Haziran 2007
Öneren Senatör: Edwin Murray

Maine
Sunuş tarihi: 25 Mart 2009 
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 31 Mart 2009 
Senato’da kabul tarihi:  2 Nisan 2009 
Raportör: Linda Valentino 
Öneren Senatörler: Margaret Craven ve Barry Hobbins

Maryland

Sunuş tarihi:  14 Mart 2008
Sunan Delege: Theodore Sophocleus
(Henüz kabul edilmedi)

Massachusetts
Senato’da kabul tarihi:  16 Nisan 2008
Öneren Senatör: Gale Candaras

Michigan
Sunuş tarihi:  19 Mart 2009
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 19 Mart 2009
Senato’da kabul tarihi:  25 Mart 2009
Öneren Senatörler: John Pappageorge, John Gleason ve Roger Kahn
(PDF dosyamızda belgesi yok)

Minnesota
Sunuş tarihi:  2 Nisan 2008
Öneren Senatörler: Yvonne Prettner Solon ve Sandra Pappas
(Henüz kabul edilmedi)

Mississippi
Sunuş tarihi:  19 Mart 2008
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 31 Mart 2008
Raportör: Alyce Clarke

Missouri
Sunuş tarihi:  19 Mart 2008
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi 7 Mayıs 2012
Senato’da kabul tarihi:  17 Mayıs 2012
Öneren Senatör:  Eric Schmitt 

Montana
(Henüz bir adım atılmamıştır)

Nebraska
Sunuş tarihi:  6 Ocak 2010
Kabul tarihi: 13 Nisan 2010 
Öneren Senatör:  Gwen Howard

Nevada
Kabul tarihi: 6 Mayıs 2009
Öneren Senatör:  William Raggio

New Hampshire
(Henüz bir adım atılmamıştır)

New Jersey
Senato ve Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 5 Mayıs 2006
Öneren Senatörler:  Bob Smith ve Joseph Kyrillos

New Mexico
Sunuş tarihi:  2 Şubat 2010
Kabul tarihi: 13 Şubat 2010 
Raportör: Al Park

New York
Senato ve Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 1 Nisan 2011
Öneren Senatörler:  Dean Skelos ve Michael Gianaris 

North Carolina
Kabul tarihi: 28 Haziran 2010
Öneren Senatör:  Bob Rucho

North Dakota
Sunuş tarihi:  26 Ocak 2011
Kabul tarihi: 24 Mart 2011
Öneren Senatör:  Tim Mathern

Ohio
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 9 Aralık 2014
Senato’da kabul tarihi:  Mayıs 2014

Oklahoma

Sunuş tarihi:  19 Şubat 2008
Kabul tarihi: 24 Mart 2008

Oregon
Sunuş tarihi:  4 Mayıs 2009
Senato’da kabul tarihi:  6 Mayıs 2009
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 1 Haziran 2009
Öneren Senatörler:  Rod Monroe, Bruce Starr ve Richard Devlin

Pennsylvania
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: Kasım 2006
Senato’da kabul tarihi:  10 Mart 2008
Öneren Senatör:  Barry Stout

Rhode Island
Senato’da kabul tarihi:  Mart 2007
Öneren Senatör:  Lou Raptakis

South Carolina
Sunuş tarihi:  20 Şubat 2008
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 9 Nisan 2008
Senato’da kabul tarihi:  Mayıs 2007
Öneren Senatör:  Phil Leventis

South Dakota
Senato’da kabul tarihi:  21 Şubat 2012
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 23 Şubat 2012
Öneren Senatörler:  Phyllis Heineman ve Stanford Adelstein 

Tennessee
Senato’da kabul tarihi:  Haziran 2007
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 17 Nisan 2008
Öneren Senatör:  Roy Herron

Texas
Sunuş tarihi:  1 Mayıs 2011
Senato’da kabul tarihi:  16 Mayıs 2011
Öneren Senatör:  John Whitmire

Utah
Sunuş tarihi:  23 Ocak 2009
Kabul tarihi:  5 Şubat 2009 
Öneren Senatör:   Patricia Jones

Vermont
Sunuş tarihi:  9 Şubat 2010
Kabul tarihi:  12 Mayıs 2010 
Öneren Senatörler:  Richard Sears ve Robert Hartwell

Virginia
Kabul tarihi:  1 Mart 2012
Delegeler: Johnny Joannou ve Manoli Loupassi

Washington
Senato ve Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 26 Şubat 2012 
Öneren Senatör:   Mike Padden

West Virginia
Sunuş tarihi:  11 Şubat 2008
Temsilciler Meclisi’nde kabul tarihi: 3 Mart 2008
Senato’da kabul tarihi:  8 Mart 2008
Öneren Senatör:   Joseph Minard

Wisconsin
Sunuş tarihi:  4 Mart 2010
Kabul tarihi:  22 Nisan 2010
Öneren Senatör:   Ted Kanavas

Wyoming
Kabul tarihi:  20 Haziran 2012

 

----------------

Makalenin yayınlandığı siteler:

https://21yyte.org/tr/merkezler/islevsel-arastirma-merkezleri/teostrateji-arastirmalari-merkezi/abdde-ekumeniklik-karar-tasarilari

https://soyledik.com/tr/makale/7178/abdde-ekumeniklik-karar-tasarilari--bojidar-cipof.html

 


14 Şubat 2018 Çarşamba

ABD, PATRİKHANE ve HELENİZM TRAFİĞİ

Türkiye’de en önemli gündem şüphesiz “Afrin Harekâtı”dır… Bu harekât ile ilgili en büyük hasmımız ise ne yazık ki savaştığımız düşman değil de “sözde” müttefikimiz, “sözde” bizim gibi bir “NATO” üyesi olan ABD!

Afrin ya da genel anlamda Suriye’deki sıkıntılar, Ege ve Kıbrıs’ta da Bizans oyunlarını hızlandırmıştır. Ege’de provokatör bir Yunanlı bakanın Kardak Kayalıklarına çelenk atma girişimi ile başlayan sorunla anladık ki Helenler “sirtaki” oynamaya yine pek hevesliler. Ve anladık ki bir süredir pusuda bekleyen “Helenizm” bu puslu havada bir şeyler kapma planları yapıyor!

Ege’deki tahrikler ile ilgili olarak Genel Kurmay Başkanımız güzel bir yanıt vererek, askeri varlığımızın bir yandan Afrin’de savaşırken öte yandan Ege’de oluşabilecek bir durumla da baş edebilecek güçte olduğunu belirtti.

Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs açıklarında yaptığı doğalgaz aramalarına Türkiye’nin doğal olarak verdiği tepkiye ise AB’den cevap geldi! 12 Şubat 2018’de AB Konseyi Başkanı “Donald Tusk”, Türkiye’yi “Kıbrıs'ın toprak egemenliğine saygılı olmaya” davet etti.  Dışişleri Bakanlığımız hemen bir yanıt verdi ve Güney Kıbrıs'ın “Kıbrıs Adası'nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türklerinin doğal kaynaklar üzerindeki asli haklarını hiçe saydığını” belirti.

 

TÜRKİYE AÇISINDAN ENTERESAN BİR DÖNEM BAŞLADI

Sorunlar Afrin, Ege, Kıbrıs ile sınırlı değil. Rum Patrikhanesi ve Heybeliada Ruhban Okulu meseleleri ile ilgili uzun bir süredir ses çıkmıyordu. Rum Patriği Bartholomeos hayli bir zamandır suskundu. Patrikhane yanlısı ya da uzantısı durumunda olan web sitelerinde de bu suskunluk var. Vardı demiyoruz çünkü an itibariyle var! Patrikhane’nin en ufak aktivitesini çokça fotoğraf eşliğinde paylaşan yaklaşık 10 site var ki; dinî konular ve Patrikhane’ye gelen giden ziyaretçiler dışında suskunluk içindeler. Şubat başından itibaren Ekümeniklik talepleri, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi konular başta ABD ve AB’den gelen desteklerle yine başladı.

7 Ocak 2018’de Haliç’teki Bulgar Kilisesi Sveti Stefan ya da bilinen adı ile Demir Kilise’nin uzun süren tamirinin ardından açılışı Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla yapıldı. Bu açılış ile ilgili enteresan bir süreç yaşandı. AB Dönem Başkanlığını alan Bulgaristan’ın Başbakanı Boyko Borisov’un huzurunda, Bulgar Patriği’nin Rum Patriği’ne Ekümenik olarak hitap ettiği bir ayin yapıldı. Eskiden olsa haftalar öncesinden Bartholomeos’un bu katılımı için haber üstüne haber yapacak olan bahsi geçen siteler suskundu. Hatta Patrikhane’nin Ekümeniklik iddialarını kabul etmediği için kurulan Bulgar Kilisesi’nde oldu-bittiyle bu sıfatın kullanılmasına alet olan Bulgaristan’ın resmi haber ajansı BTA dâhil Bulgar basını da nedense suskundu…

Patrikhane yanlısı ya da uzantısı durumunda olan kanallarda yeni bir taktik uygulanmakta olduğunu görüyoruz. Patrikhane ve Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili konuları yazmıyorlar! “Neden?” diye düşündüğümüzde ise içinde bulunduğumuz kritik dönemde şimşekleri üzerlerine çekmeden alttan alttan bildikleri yolda ilerlemeye devam ettiklerini görüyoruz.

Ege’de sorun yaratmaya başlayan Yunanistan, Patrikhane ile ilgili önemli bir aktördür Ama esas aktör sözde” müttefikimiz olan ABD’dir!

Rusya Diplomatik Akademisi’nden “Doç. Dr. Vladimir Avatkov” 15 Ocak’ta yaptığı bir röportajda ABD için müttefiklerinin hiçbir öneme sahip olmadığını belirterek  “ABD için müttefik ülkeler bozuk para gibidir”  demiştir.

ABD’de Yunan Lobisi çok etkilidir. Temsilciler meclisi üyeleri, generaller, akademisyenler ve Dolar zenginleri arasında çok sayıda Yunanlı bulunmaktadır. Tabi ABD’li Archonları da unutmamak gerekir.

Pew Research Center”in 8 Kasım 2017’deki verilerine göre Dünya’da 260 Milyon Ortodoks bulunmaktadır. Rusya’da ise yaklaşık 145 Milyon olan nüfusun yarıdan fazlası Ortodoks’tur. Bu durumda Dünya’daki en büyük Ortodoks nüfus Rusya’da… Ekümenik yani evrensel (Cihanşümül) patrikhaneyim diyen Rum Patrikhanesi’nin Türkiye’deki varlığı birkaç bin. 10 Milyonluk Yunanistan’dan Müslüman ve Slav faktörlerini çıkarırsak, dünya genelinde 15 Milyon kadar Greek Ortodoks bulunuyor. Oysaki Patrikhane uzantılı sitelerde “Türkiye'de resmî olarak Fener Rum Patrikhanesi, dünyada Constantinopolis Ekümenik Patrikhanesi olarak anılan kurum, 250 milyon mümine sahip Ortodoks dünyasının ruhanî önderi konumunda olan bir kurumdur şeklinde gerçeği yansıtmayan ifadeler bulunmaktadır. Tabi bu Rusya’nın kabul etmediği bir durumdur ve ABD’nin Rum Patrikhanesi’ne verdiği desteğin ardında ABD’deki lobicilik ve önemli mevkilerdeki Yunanlılar kadar Ortodoksların liderliğini Ruslara kaptırmamak da yatmaktadır.

ŞUBAT’TA PATRİKHANE VE HELENİZM TRAFİĞİ!

6 Şubat 2018’de dini bir etkinliği bahane ederek, ayinin ardından Heybeliada Ruhban Okulu’nda, okulun yeniden açılması için Türkiye’de bulunan misyonlardan Büyükelçi ve Başkonsolos düzeyinde kişilerin de katıldığı “Halki İlahiyat Okulu'nun yeniden açılması için Ekümenik Patriğin yeni çağrısı”  adı verilen bir toplantı düzenlenmiştir.  Yazımızın başlarında belirttiğimiz, Patrikhane yanlısı ya da uzantısı durumunda olan web sitelerinde bu konuda haber yapılmadı. Oysaki katılımcılar ve söylemler önemliydi!

Bir Facebook sayfasında bu toplantı için şu söylemler yer aldı: “1971 yılından bu yana kapalı olan, Ekümenik Patrik Bartholomeos tarafından Halki Kutsal Ruhban Okulu'nun yeniden açılması için, bu konuda yaşanan adaletsizliği gidermek için yetkili makamlara yeni bir çağrıdır. Teolojik eğitimin askıya alınması utanç verici ve çok fazla adaletsizliktir.

HRO mezunlarının kamuoylarını aydınlatma çalışmalarına devam etmelerini istiyoruz. Kilisemize, insanlığa ve Ekümenik Patrikhanemize ve Halki Seminary'in bulunduğu bu ülkeye yalnızca iyi niyetimiz var. Ankara Hükümeti, Okulumuzun yeniden açılmasının getireceği büyük yararı fark etmiş olsaydı, bunu çok önce yapmış olurdu. Hatta hiç kapatmazdı. Ne yazık ki, başka düşünceler var gibi görünüyor, aksi takdirde böyle bir kütüphaneye sahip olan bu kültürün neden  "sessiz" ve "terk"  edilmiş olduğunu açıklayamıyoruz.

Özellikle bu konuda çok heyecanlı olan Ekümenik Patriğimiz; “Her gün bu misafirperver Manastır'ın çatısı altında yaşamış olduğumuz güzel yılları hatırlıyorum” demektedir.

Katılanların bir kısmı şunlardır:

Rum Patriği Bartholomoes, İsviçre Metropoliti Jeremiah, Trannopoulos Metropoliti Germanos, Myriophytos ve Peristasis Metropoliti Ireneios, Myra Metropoliti Chrysostomos, Yunanistan Büyükelçisi Evangelos Sekeris, İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu Başkanı Nikolaos Uzunoğlu, Aristotle Üniversite’sinden Prof. Despo Lialiou, Bulgar Vakfı Üyesi (Archon) Dimitri Atanasof ve eşi, Bulgaristan Milletvekili Vaselin Mareshki

Bulgaristan Milletvekili “Vaselin Mareshki” bu ziyaretini; Ekümenik Patrik ve Ekümenik Patrikhaneye olan sevgisini ve saygısını ifade etmek için yaptığını söyledi. Ekümenik Patriklik ile Bulgaristan Kilisesi ve ülkesinin dindar insanları arasındaki ilişkileri güçlendirmek için her zaman iyi niyetler beslediğini belirtti.

Bir Facebook sayfası dışında Yunan/Rum sitelerinde yer almayan bu haber 7 Şubat’ta Vatikan’la ilgili yazılar ağırlıkta olan “La Stampa” gazetesinde Yunan asıllı bir yazar olan “Nikos Tzoitis” tarafından şöyle yorumlanmıştır.

Yazının Başlığı: “Halki Teoloji Okulunu Yeniden Açmak”

Alt Başlık: “Konstantinopolis Ekümenik Patriği: 1971'de gerçekleşen kapanış, ruhban sınıfı ve teolog yetiştirme olanağını yoksun bıraktı; bu bir günah ve adaletsizliktir

Okulun kapatılması, Konstantinopolis Patrikhanesini din adamlarını ve teologlarını yetiştirme imkânından mahrum etmiştir.

Büyük bir günah, büyük bir adaletsizlik

Bartholomeos; canlı ve heyecanlı bir sesle gök gürültüsü gibi şöyle konuştu:

“Büyük teologların ve yazarların eğitiminin bastırılması… Bu okulun büyük geleneğine göre, zorlu bir dini görevi yerine getirmeye hazır rahiplere ihtiyaç duyan Rabbimizin Kilisesinin bu durumu gerçekten büyük bir günahtır… (…) …Bununla birlikte, kilisenin tüm kutlamaları sırasında dünya barışı ve herkesin birliği için dua etmesine rağmen, her yerde savaşlar ve kan dökülmeleri gözlemlenmektedir.

Bu nedenle, buradan Türk yetkililere, kiliseye, insanlığa ve ülkemize iyi gelecek olan Halki İlahiyat Okulu'nu yeniden açma arzusunu yinelemek istiyorum. Ankara'nın onurlu hükümeti, eğer okulumuzun yeniden açılmasının önemi ve yararlılığından haberdar olsaydı, bunu zaten yapmış olurdu. Hatta bunu asla kapatmazdı.

BİR YANDAN DA PONTUSÇULUK!

An itibariyle Dünya’nın birçok yerinde sözde Pontus soykırımı toplantıları yapılmaktadır. Bu bağlamda 9 Şubat 2018’de İstanbul’daki “Zoğrafyon Rum Lisesi”nde sekizinci kez uluslararası koro festivali yapılmış ve bu festivale ağırlıklı olarak Pontus adı taşıyan gruplar katılmıştır. Bu organizasyon için de “Pontos News” haber sitesinde 6 Şubat’ta çıkan bir haber ve Zoğrafyon Lisesi web sayfasında “Zoğrafyon'un 8. Uluslararası Koro Festivali Gerçekleşecek” şeklindeki 3 satırlık duyuru dışında bilinen Yunan/Rum kaynaklarında öncesinde ve sonrasında haber çıkmadı. 

Oreokastro Pontuslular ve Arkadaşları Birliği,

AHEPA Pontuslular Derneği (American Hellenic Educational Progressive Association),

Kuzey Yunanistan Pontuslular Evi,

Lagada Pontuslular Derneği katılımcılar arasında yer aldı.

Oreokastro Pontuslular ve Arkadaşları Birliği ile gelen bir yönetici Türkiye karşıtı Pontus gruplarında çok aktif bir kişi olarak görünen “Herakles Tsakalidis”dir. Kısa bir süre önce verdiği bir röportajın başlığı ise şöyledir: “Pontus Helenizminin Gerçekliğini Talep Etmek İçin Mücadele Edilmeli

ABD TEMSİLCİLER MECLİSİ ÜYELERİ

7 Şubat 2018’de ABD Temsilciler Meclisi’nin iki ayrı partiden iki üyesi Kongre’ye bir önerge verdi! “Carolyn Bosher Maloney” ABD Demokrat Parti’den Temsilciler Meclisi üyesidir. “Gus Michael Bilirakis” ABD Cumhuriyetçi Parti’den Temsilciler Meclisi üyesidir. Bu iki ayrı partinin temsilcisinin ortak noktası; “Helenik Suçlarla Mücadele Kongresi” adı altında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşunun kurucu üyeleri olmalarıdır.

H.Res.732 sayılı önergenin başlığı: “Türkiye'yi Ekümenik Patrikhanenin haklarına ve din özgürlüklerine saygı göstermeye çağırıyoruz

Bahsi geçen önerge çok sayıda ABD haber sitesinde yer aldı. 8 Şubat’ta “Helenic News of America” adlı sitede de haber olarak çıktı.  Haberin orijinal başlığı şu şekildedir: “Hellenic Caucus Co-Chairs Maloney And Bilirakis Introduce House Resolution Calling On Turkey To Respect Religious Freedom Of Ecumenical Patriarchate

Carolyn Bosher Maloney ile Gus Michael Bilirakis Türkiye'yi Ekümenik Patrikhanenin hak ve din özgürlüklerini ihlal etmeyi durdurma çağrısında bulunan 732 sayılı bir karar tasarısı çıkarttılar. Türk Hükümetini, uluslararası hukukun yanı sıra Türkiye'nin yıllardır üye olmaya çalıştığı Avrupa Birliği tarafından tanımlanan dini özgürlüklere ve haklara da saygı göstermeye çağırdılar.

Carolyn Bosher Maloney; "Din özgürlüğü sadece Amerikan demokratik toplumunun bir sorunu değil, aynı zamanda küresel barış ve anlayış için de kritik bir durumdurHerhangi bir biçimde dini zulüm affedilemez. Helenic Caucus'un kurucularından ve eş başkanlarından olarak uzun zamandır Türk hükümetini Ekümenik Patrikhanenin varlığına saygı göstermeye ve Ruhban Okulu’nu yeniden açmaya çağırıyorum. Hıristiyanlara ve dünyadaki diğer dini azınlıklara yönelik zulüm bir güvenlik krizidir ve ABD hükümeti izleme ve müdahale konusunda ihtiyatlı davranmalıdır

Gus Michael Bilirakis; "ABD, dinsel özgürlüğe saygılı bir saygınlık gösterilmesi de dâhil olmak üzere, sözde müttefikimiz; demokratik değer beklentilerini uygulamada tutarlı olmalıdır. Meslektaşlarımıza katılmaya devam edeceğim ve bu adaletsizliğin düzeltildiği güne kadar seslerimizi susturanlar için konuşacağım" dedi.

12 Şubat 2018’de ABD Savunma Bakanlığı, Pentagon’un açıklamasına göre 2019 yılı bütçe tasarısında “DAEŞ karşıtı misyona ilişkin sınır güvenlik ihtiyaçları” fasıl adıyla SDG ismi altında fakat gerçekte PYD'ye toplam 550 milyon dolar ayrıldı. Yukarıda bahsi geçen önerge ve tüm metin boyunca verdiğimiz ardı ardına gelen Helenizmi bir araç olarak kullanan adımları, ABD’nin PYD’ye verdiği destekten ayrı düşünmek mümkün değildir.

ARCHON VE HUKUKÇU THEODORE BOZONELİS

9 Şubat 2018’de ise ABD’li Archonlardan olan Eski Hâkim ve tanınmış bir Hukukçu olan “Theodore Bozonelis” tarafından “Public Orthodoxy” adlı web sitesinde çok uzun bir makale yayınlandı. Başlığı “Türkiye’deki Dini Azınlıklara Sistematik Zulüm” olan makalede Türkiye’nin azınlıklara uyguladığı “sözde” dini baskı Patrikhane ve Ekümeniklik de ele alınarak irdelenmekte. Paragraflarının çoğunda Türkiye aleyhine yorumlar ve içişlerimize karışan tümceler bulunmaktadır.

https://publicorthodoxy.org/2018/02/09/religious-persecution-in-turkey/

Hayli uzun olan bu makalenin özeti şöyledir:

Ekümenik Patrik Bartholomeos’un tüm Ortodoksların ruhani lideri olarak durumunun dünya çapında tanınmasına rağmen, Türkiye hükümeti Ekümenik Patrikhane'ye, Ortodoks Hıristiyanlığın tarihsel Kutsal Merkezi'ne yasal statü vermiyor. Ekümenik Patrikhane'nin Türkiye'de mülkiyet ve diğer temel hakları da yoktur.

Ortodoks Hıristiyanlar ve diğer gayrimüslim dini azınlıklar için yasal haklar yerine, Türkiye’de azınlık (topluluk) sistemi kurmuşlardır. Vakıflar; Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kontrol edilmektedirler.

Türkiye Hükümeti, bazı Rum Ortodoks ve diğer dinsel azınlık vakıflarını herhangi bir temyiz hakkı olmaksızın kamulaştırdı.  Avrupa Birliği'ne üye olmak isteyen Türkiye, gayrimüslim dini azınlık vakıfları üzerindeki mülkiyet kısıtlamalarını iyileştirmeye çalışır görünmekte.

Ekümenik Patrikhane ve Türkiye'nin Alevi Müslüman azınlığı dâhil olmak üzere gayrimüslim dini azınlıklar, gelir üretmek için yeterli vakıf özellikleri olmaksızın dini özgürlüğü kullanmada güçlük çekmektedirler.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hıristiyan ve diğer Gayrimüslim dini azınlık mülkiyet haklarını Türkiye'de takip etmek için alternatif bir çözüm olmuştur.

Türkiye Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, NATO, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) üyesidir ve 2005 yılında Avrupa Birliği'ne katılmak için resmi müzakerelere başlamıştır. Üstelik tüm bu örgütlere karşı dini azınlıkların haklarını korumak için bağlayıcı yükümlülükler üstlenmiştir.

AGİT'e katılan bir devlet olan Türkiye’nin ulusal azınlıkların haklarını garanti altına almak ve korumak için Helsinki Anlaşmalarının VII. Maddesi uyarınca yükümlülükleri bulunmaktadır. 1989 Viyana Örgütü toplantısının Nihai Belgesi; katılımcı devletlerin dini cemaatlerin haklarını korumasını gerektirir.

1923 Lozan Antlaşması'nda Türkiye, gayrimüslim dini azınlıklara din özgürlüğü verilmiştir. 40 ve 42. maddeler gayrimüslim dini azınlıkların özerklik ve yasal statüsünü vermektedir.

Ekümenik Patrikhane ve diğer gayrimüslim dini azınlıkların mülkiyet hakları Türk tarafında saygı görmüyor.

1922’de Ekümenik Patrikhaneye karşı çıkmak için sözde bir Türk Milli Ortodoks Kilisesi kurmak üzere Türkiye hükümetince bir tasarı çıkarıldı. Hükümet desteğiyle bir Türk Milli Ortodoks Kilisesi kurma çabası, hiçbir yetki, tanınma veya cemaati olmaksızın "Türk Ortodoks Patrikhanesi" diye ilan edilen ve "Papa Eftim" olarak bilinen bozguncu bir köy papazının yönetimine kiliseler verildi. Papa Eftim’in Türk hükümetinin de desteğiyle ele geçirdiği İstanbul'un Galata bölgesindeki kiliseleri ve mülkleri. Ekümenik Patrikhane’nin Türkiye Cumhuriyeti hükümetine defalarca yaptığı çağrılara rağmen geri verilmiyor.

Temmuz 2016'da, Türkiye hükümetine yönelik, Müslüman bir din adamı olan Fethullah Gülen'in ve takipçilerinin suçlandığı bir ordu grubuyla bir darbe girişimi oldu.

Türkiye’de Ekümenik Patriği Fethullah Gülen'e ve başarısız darbeyle bağlamak isteyen sahte ve aşağılayıcı makaleler yazıldı. Niyet; Ekümenik Patrikhaneyi aşağılamak ve Türkiye'deki antihıristiyan oluşumları yanıltmaktı. Türkiye'de mevcut hükümet tarafından çözülmesi taahhüt edilse de yanlış bildirimler Ortodoks Hıristiyanlar ve diğer dinsel azınlıklar için tehdit yaratmaktadır.

Türkiye Avrupa Birliği'ne üye olmayı istiyorsa; Ekümenik Patrikhane ve diğer dini azınlıklar için dini özgürlüklerini sağlamak için bağlayıcı yükümlülükleri vardır.

Türkiye'ye diğer ülkelerden insan haklarına ve dini özgürlük yükümlülüklerine uyması için siyasi baskı uygulamak ihtiyacı bulunmaktadır. Ekümenik Patrikhane ve diğer dini azınlıkların yasal statüsü ve mülkiyet hakları sağlayacak bir adım çok anlamlı olacaktır.”

(Bozonelis, Ekümenik Patrikhane'nin Archonlarının Ulusal Sekreteri ve İcra Komitesi üyesidir. Patrikhane ve vakıfların mülklerinin iadesi için hukuki konularda Ekümenik Patrikhane’ye yardım etmektedir.

George Washington Üniversitesi, Rutgers Üniversitesi ve J.D, Cum Laude'de eğitim aldı. 1990'da New Jersey Yüksek Mahkemesinin hâkimi olarak Devlet Senatosu tarafından atandı. Ardından Kuzey New Jersey İlçeleri'nin (baş) hâkimi olarak atandı. Yargıç Bozonelis, Devlet Yargı Konseyi başkanı ve üyesi olarak görev yaptı. Ve daha çok uzun bir hukuk kariyeri olan Bozonelis; Türkiye'de Patrikhaneye hukuki statü kazandırmak için çalışan ABD yasal hukuk komitesinin başkan yardımcısı ve Patrikhane ve Azınlık Endişeleri Komisyonu Başkanıdır.)

 

GÖRÜNÜYOR Kİ; TÜRKİYE SADECE AFRİN VE OLASI DİĞER BÖLGELERDE ABD İLE KARŞI KARŞIYA DEĞİLDİR

VE ANLAŞILIYOR Kİ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE PATRİKHANE, RUHBAN OKULU VE EKÜMENİZMLE İLGİLİ ABD DESTEKLİ GÜNDEMLERİMİZ, SORUNLARIMIZ OLACAKTIR

https://21yyte.org/tr/merkezler/islevsel-arastirma-merkezleri/teostrateji-arastirmalari-merkezi/abd-patrikhane-ve-helenizm-trafigi

https://soyledik.com/tr/makale/7023/abd-patrikhane-ve-helenizm-trafigi--bojidar-cipof.html